
Volkan Yüksel
Sağlıklı yaşamak için “Sağlıklı Yaşıyoruz”u takip ediyoruz
Sağlıklı yaşamak, günümüz koşullarında birçoğumuzun hayatının parçası haline geldi.
Beslenmeden takviye kullanımına, egzersizden uykuya, öğün aralığından spor yapmaya kadar uzanan bir yaşam biçimine dönüştü.
Sağlıklı yaşamak kadar, sağlıklı bilgiye ulaşmak da oldukça önemlidir.
Bu nedenle bugün sizlerle “Sağlıklı Yaşıyoruz” sosyal sorumluluk projesinin yaratıcısı Nurçin Çağlar ve eşi Okan Çağlar’ı tanıtmak istedim.
Bu yola giren hemen herkes bu çifti hem Instagram'dan takip ediyor hem de panel, söyleşi ve etkinliklerine katılıyor.
Yani, size tanıdık ve takip ettiğiniz kişileri tanıtıyor olabilirim.
Benim yazım, bu yolda yürüyenlere değil, sağlıklı yaşam yoluna girmek isteyip köşede bekleyenlere yönelik olduğunun altını kalınca çizmeliyim.
Okan Çağlar’ı, Hürriyet Haber Ajansı’nda Mustafa Bağdiken ile çalıştığım yıllardan, GOSB yani Gebze Organize Sanayi Bölgesi Genel Direktörü ve yönetim kurulu üyesi olduğu dönemden tanırım.
Türkiye’nin en üretken organize sanayi bölgesini en iyi şekilde yöneten, çalışanlara ve çevresindeki insanlara hayatın renklerini üniversitede kürsüsü olan bir hoca gibi anlatıp öğreten kişiydi. Ayrıca OS Bölgeleri Üst Kurul başkan vekili YK üyeliği görevinde bulundu.
Haber için Okan Çağlar’ın yanına gittiğimizde, GOSB’un çok lezzetli restoranında yemekler yer, üzerine çeşit çeşit tatlılar derken, sonrasında uzun uzun sohbetler ederdik. İşte o tarihlerde tanıdığım Okan Çağlar, göbekli, şişman bir insandı.
GOSB’tan emekli oldu.
Arada Şişli’de karşılaşırken karşılaşamaz olduk.
Gel zaman, git zaman Okan Çağlar’ın izini kaybettim.
Pandemi öncesinde bir gün Instagram'da karşıma çıkınca hemen Bağdiken’i aradım: “Şefim, bu Okan bizim Okan Çağlar mı, bir baksana” dedim. Ta o kendisiydi.
Tanıyamadım; incecik filinta gibi olmuş, üstelik yediklerini paylaşıyor, takviye markalarıyla anlaşma yapıp Türk Eğitim Vakfı’na burs fonuna katkı için aracılık ediyor.
Tereddütüm, o kilolu Okan Çağlar’dan eser olmamasıydı.
Hemen telefona sarıldım, aradım ve keyifli bir sohbet yaptım.
Okan Çağlar’ı ve eşi Nurçin’i o günden bu yana Instagram'da ilgiyle takip ediyorum.
Önerdiği hemen her kitabı okuyorum.
Yaptığı programları kapsamlı bir şekilde araştırıp uyguluyorum.
Glutenden, rafine şekerden uzaklaştım; egzersiz ve yürüyüş Okan ne yaparsa yapmaya başladım.
Sonuçta inanılmaz boyutta kilo verdim, sağlıklıyım.
Sosyal medya doğru kullanıldığında insanların hayatına dokunabileceği bir araç haline dönüşüyor.
Okan ve Nurçin de sosyal medya ile takipçilerinin hayatlarına dokunuyor.
Sağlıklı yaşam konusunda yolun köşesinde bekleyenlere tavsiyem, hiç tereddüt etmeden o köşeyi dönüp yolunuza yürümeye başlamanızdır.
Okan ve Nurçin size birçok konuda rehber olacaktır.
SY’nin gerçekleştirdiği projelere gelince:
1- #sy5yıldız sistemi ile üretilen gıda takviyeleri. Tüketicinin üreticiyi yönlendirdiği, kullanılan etken maddeden katkı maddelerine kadar tüketicinin istediği ve fiyatlarının da muadil ürünlerin yarı fiyatına olduğu dünyadaki ilk sistem.
2- SY indirim kampanyası: Üretici ile tüketiciyi aracısız buluşturan SY indirim kampanyasına katılan tüm firmalar, ürünlerini en uygun fiyatla SY takipçilerinin alacağını taahhüt etmişlerdir.
3- SY tahlil panelleri: SY Danışma Kurulu’ndaki doktorların ihtiyaç duyduğu kan ve idrar tahlilleri, anlaşmalı laboratuvarlarda TTB fiyatlarının yaklaşık onda birine yaptırılabilmektedir.
4- Yabancı kitapların Türkçeye kazandırılması: Bizim okuyup beğendiğimiz ve Türkçeye çevrilmesini istediğimiz birçok kitap Türkçeye çevrilmiş ve çevrilmeye devam etmektedir.
5- Türk Eğitim Vakfı bünyesindeki Sağlıklı Yaşıyoruz & Venatura Burs Fonuna yapılan bağışların Temmuz 2025 itibarıyla toplam karşılığı 28,7 milyon lirayı geçmiştir. Aynı şekilde SY kampanyalarına katılan firma ve laboratuvarların Sağlıklı Yaşıyoruz Burs Fonuna yaptıkları bağışların toplam karşılığı 9,4 milyon liradır.
Kısaca, TEV bünyesindeki SY burs fonuna yatan toplam bağışların karşılığı 38,1 milyona ulaşmıştır. (Temmuz 2025 itibarıyla)
Bir önceki yazımdaki imla hataları Şahan Gökbakar yüzünden oldu.
Geçen yazımda bazı imla hatalarım olmuş. Yazıyı sonradan okuyunca fark ettim.
İnternette yayınlanıyor olsa da yazılan yazıyı değiştirmeyi sevmediğim için hatalar öylece duruyor.
Gözümden kaçan imla hatası benimse, değiştirmek yerine okurlarımdan özür dilemeyi tercih ederim.
Dikkatsizliğim için okurlarımdan özür dilerim.
Peki, o hatalar neden oldu?
Gelin, size onu anlatayım.
Yazıyı Leros, Panteli’de bir pastanede yazdım.
Gezilerde telefonuma ayrıca "Q" klavye bağlıyorum, onu "F" klavye haline getirip yazımı yazıyorum.
Bilgisayar taşımıyorum.
O yazıyı Leros’ta yazarken Şahan Gökbakar ve kardeşi Togan yanımdan geçip, benim komşum Öznur’a götürmek için almayı planladığım, "yazı bitince alırım" deyip salladığım son ıspanaklı böreğe doğru ilerlediler.
Kafasında şapka olduğu için o kişinin Şahan olduğunu anlamamıştım.
Yazıyı yarıda bırakıp içeri koşup börek almaya dalacaktım ki, tezgahın arkasında ıspanaklı börek servisi yapmak üzere olan pastaneciyle tokalaşmak için elini uzatıp "My name is Şahan" deyince kafamı kaldırıp benim almayı planladığım son ıspanaklı böreği alan kişinin Şahan Gökbakar olduğunu gördüm ve beni gülme aldı.
Cız cız geri dönüp yerine oturdum.
Kaçırdığım börekten sonra yazıma odaklanmaya çalıştım ancak pek mümkün olmadı.
Tabii olan benim yazıma oldu.
O esnada yazımda bazı hatalar, kelime kaymaları filan gözümden kaçmış.
Şahan ise ıspanaklı, feta peynirli börekleri aldı, iskelede duran botuna binip, Panteli’de alargada duran teknesinde sanırım afiyetle yedi.
Afiyet olsun…
OTOMOBİL SEKTÖRÜNDEN HABERLER
Eylül ayında sayılı günler kala otomotiv sektöründen haberler vermek istiyorum.
Otomotiv ülkemizde 7’den 70’e herkesin ilgi alanına giriyor.
Hadi gelin şimdi onları okuyalım.
VOLVO’NUN ELEKTRİKLİ SUV’u EX30 TÜRKİYE YOLLARINDA
Volvo’nun şimdiye kadar ürettiği en kompakt ve en çevreci SUV modeli EX30, gelişmiş teknolojileri, yüksek güvenlik seviyesi ve sürdürülebilir tasarımıyla Türkiye’de yollarında yerini aldı.
Aracı görmedim, ancak en önemli özelliğinin çevreci olması dikkatimden kaçmadı.
EX30, Volvo Cars’ın tamamen elektriğe geçiş yolculuğundaki en önemli yer olduğunu gösteriyor. Volvo’nun şimdiye kadar ürettiği en düşük karbon ayak izine sahip model olarak öne çıkıyor.
İskandinav tasarım anlayışını sürdürülebilir malzemelerle harmanlayan iç mekânı, kullanıcı dostu dijital arayüzü ve segmentindeki öncü güvenlik teknolojileriyle EX30, şehir içi mobiliteye çağdaş ve çevreci bir yorum getiriyor.
Bu aracı yakından incelediğimde yeniden sizler için yorumlayacağım.
1996 FERRARİ F50 GT1, “EN İYİ OTOMOBİL” ÖDÜLÜNE LAYIK GÖRÜLDÜ
Bu haber çok ilginç.
Yıl 2025 ve 1996 model bir araç “En İyi Otomobil” ödülünü alıyor.
Kaliforniya Monterey Otomobil Haftası’nın en prestijli etkinliği, dünyanın önde gelen üreticileri ve butik tasarımcılarının imzasını taşıyan birçok özel lansmana, sayısız motorsporları efsanesine ve 200’ün üzerinde ikonik otomobile ev sahipliği yaptı.
Etkinlik kapsamında The Quail, A Motorsports Gathering, 22. yılında 1996 Ferrari F50 GT1’i “En İyi Otomobil” ödülüne layık gördü.
1996 Ferrari F50 GT1, bugüne kadar üretilmiş en nadir ve en ekstrem Ferrari modellerindendir.
HYUNDAİ İ30 EYLÜL’DE TÜRKİYE’DE
Hyundai i30 Eylül’de Türkiye ile buluşuyor. Otomotiv sektöründen vereceğim bir diğer haber ise Hyundai i30 ile alakalı.
Hyundai’nin sevilen modeli i30, Eylül ayında Türkiye’de yeniden satışa sunulacak. Hyundai i30, Türkiye pazarına Prime ve Comfort olarak iki paket seçeneğiyle gelecek.
1.5 litrelik, 140 PS gücündeki Mild Hibrit motor, ideal bir verimlilik ve performans vaat ediyor.
Hyundai Motor Türkiye, C HB segmentinin bir modeli olan i30’u yeniden satışa sunmaya hazırlanıyor. Yenilenen tasarımı ve fonksiyonel özellikleri olduğu söylenen i30, kullanıcıların beklentilerine cevap verecek mi, bekleyip göreceğiz.
TOGG IAA MOBİLİTY 2025 İÇİN MÜNİH’TE
Otomobil üreticileri, teknoloji şirketleri, start-up’lar ve sürdürülebilir ulaşım alanındaki öncüleri bir araya getiren IAA Mobility 2025 için geri sayım başladı.
Münih’te 8 Eylül’deki basın günüyle başlayarak, 9-14 Eylül 2025 tarihleri arasında geleceğin mobilite çözümlerini, yenilikçi teknolojilerini ve sürdürülebilir ulaşım vizyonunu bir araya getirecek fuarda Togg da ürün, tasarım ve teknolojileriyle yerini alacak.
Togg, A2 salonu C40 standında ziyaretçileri karşılayarak en yeni modellerini ve dijital mobilite ekosistemini paylaşacak. Togg ayrıca, şehir merkezinde Königsplatz KP 190 noktasında yer alan açık alan deneyiminde geniş kitlelerle buluşarak kullanıcı odaklı çözümlerini sergileyecek. Ziyaretçiler, Königsplatz TD 110 noktasında ise T10X ve T10F modelleriyle test sürüşü yapma fırsatı bulacak.
YORUMSUZ
Bu fotoğrafı Bodrum Yalıkavak’ta çektim.
Bodrum Belediyesi’nin halk plajı.
Ücretsiz ve herkese açık.
Ama pislik içinde.
Sigara izmariti, kadın pedi, çekirdek kabuğu hepsi çöp yerine plaja atılmış.
Bir ay içinde Barselona, Kos, Atina ve Leros’ta halk plajlarına gittim; ter temizdi.
Bizim plaj neden pis?