Türk bilim insanlarından tarihe geçecek çalışma: Menopozda hamilelik şansı

Menopoz nedeniyle hamile kalamayan kadınlar için Türk bilim insanları yeni bir çalışma gerçekleştirdi. Doğurganlık şansını artıran bu çalışma, kandan elde edilen ‘tamirci hücre’ sayesinde gerçekleşecek.

Okan Güleş

Oluşturma: 23.05.2024 09:27

Güncelleme: 23.05.2024 09:27

Yaş ilerledikçe kadınlarda doğurganlık şansı da düşer. Özellikle menopoza giren kadınlar bu süreçte ne yazık ki hamile kalamıyor.

Ancak Türk bilim insanları bu noktada çığır açan bir keşfe imza attı. Artık menopoza giren kadınların da hamile kalması mümkün olacak.

MENOPOZA GİREN KADIN HAMİLE KALABİLECEK

150 kadınla çalışma yapan Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Prof. Dr. Bülent Tıraş ve ekibi, PRP ile egzozom tedavisini bir arada uygulayarak yüz hastadan 38'inde gebelik elde etti. Bu çalışma, erken menopozun 20’li yaşlara kadar indiği günümüzde kadınlar için annelik fırsatını ortaya çıkarıyor.

Peki nedir bu Egsozom? Genelde hücreler arası iletişimi sağlarlar ve içerisinde büyüme faktörleri, RNA ve DNA parçacıkları bulunan hücresel keseciklerdir. Bu kesecikler, hasarlı hücreleri tamir eder ve genetik bilgi alışverişi yapar. Egsozomlar, son yıllarda cilt gençleştirme ve yara iyileşmesi gibi alanlarda kullanılmaktadır. Kadın doğum alanında ise yumurta gençleştirme tedavilerinde kullanılarak, PRP ile kombine edildiğinde başarı oranının arttığı görülmüştür.

KADINLAR ÜÇ GRUBA AYRILDI

Söz konusu çalışmada Dr. Tıraş ve ekibi kadınları üç ayrı gruba ayırdı.

-Sadece PRP verilen grup

-Sadece Egsozom verilen grup

-PRP+ Egsozom verilen grup

PRP grubunda %26, egsozom grubunda %20 ve PRP+Egzozom grubunda %38 gebelik elde edildi. Bu sonuçlar, annelik şansı olmayan kadınlar için önemli bir başarıdır. Türkiye’de kadınların menopoza girme yaşı ortalama 43-44 iken, bu çalışmaların menopoza girme yaşını en az üç yıl uzatabileceği ve yakın gelecekte 50 yaşındaki kadınların da normal süreçte anne olabileceği belirtiliyor.

Dikkat Edilmesi Gerekenler Eksozom tedavisinde kullanılan malzemelerin kaynağına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tıraş, dış kaynaklı egzozomların yabancı DNA taşıma riski nedeniyle tehlikeli sonuçlara yol açabileceğini belirtti. Tedavi için kullanılan egzozomların mutlaka hastanın kendi kanından veya idrarından elde edilmesi gerektiği ifade edildi.

Öte yandan "bU eksozomlar ülkemize nereden geliyor?" diye soran Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Ercüment Ovalı, şöyle dedi: "Bir de laboratuvarda üretilen eksozom var. Laboratuvarda üretilen eksozom aynı ilaç gibidir. Özel yasalara tabidir. Bakanlık onayınız olmadan tek bir hastaya bile veremezsiniz. Yurt dışından bu ürünler nasıl geliyor ben de bilmiyorum. İnsan doku ve hücreleri özel kanunla ithal ya da ihraç edilir. Bizim ülkemizde yasalar diyor ki 'bu uygulama hastanın kendi kanından kendi idrarından kullanılabilir.' Üreme organlarına farklı genetik materyalleri yaparken 3-4 defa düşünmek lazım. Kaldı ki kanun düşünmenize de gerek bırakmıyor, 'benden izin almadan yapamazsınız' diyor. Kanunlarımız var. Yasası çok net olan bir konuyu konuşuyoruz. Türkiye'de yasayla, genelgeyle, yönetmeliklerle tanımlanmış, yani yasal eksikliğimiz yok."

Gözden Kaçmasın